Birevim Yönetim Kurulu Başkanı Murat Çiftçi, inşaat sektörünü, sektörün ihtiyaçlarını, kentsel dönüşüm çalışmalarını ve Birevim’in hedeflerini değerlendirdi.

– İnşaat sektörünün son 10 yılını nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye gayrimenkul piyasasının son durumunu bize özetler misiniz?
İnşaat sektörü, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de lokomotif konumundadır. Sektöre girdi sağlayan ve faaliyetlerini bu sektördeki gelişmelere bağlı olarak devam ettiren diğer sektörlerin katkısı dikkate alındığında inşaat sektörünün GSMH içindeki payı hayli yüksek. Geçtiğimiz yıllara bakarak çok rahat söyleyebilirim ki, sektörümüz büyümeye ve gelişmeye devam etmektedir. Özellikle son dönemde ülkemiz üzerinde oynanmak istenen oyunlar nedeniyle belki bir nebze duraklama yaşandıysa da, bizler ekonomimize güveniyoruz. Cumhurbaşkanımızın çağrıları, Hükümetimizin yaptığı çalışmalar ve yatırımlar, halkımızın özveri ve gayreti bu aşamada oldukça önemli. Konut sektörü açısından da özellikle Cumhurbaşkanımızın çağrıları neticesinde bankaların gerçekleştirdiği faiz indirimleriyle gayrimenkul sektörü olumlu ivmesini tekrar yakalamayı başardı.

– Pazarın uluslararası arenada algısı nasıldır?
Türkiye’de inşaat sektörü, her dönem olduğu gibi son dönemde de yabancı yatırımcı için büyük bir cazibe kaynağı oldu. Ülkemizde gayrimenkule yatırım yapmaktan vazgeçemeyen yabancı yatırımcılar, son dönemde Anadolu Yakası’nda hayata geçirilen projelerde varlıkları sürdürmektedir. Aslına bakarsanız bu yoğun ilgi fiyatların artmasını da sağladı.

– Ülke genelinde yürütülen kentsel dönüşüm çalışmalarına dair değerlendirmeleriniz nelerdir?
Ülke genelinde yürütülen kentsel dönüşüm çalışmalarının tamamlamasıyla şehirlerin ve genel olarak ülkemizin çehresini ve yaşam biçimini oldukça değişeceğine inanıyoruz. Kentsel dönüşüm faaliyetlerinde planlı hareket edilmesi neticesinde gelecek için güzel şehirler bırakacağımızı düşünüyorum.

– İnşaat – gayrimenkul sektörünün en önemli sorunları ve çözüm önerileriniz nelerdir?
Ülkemizde, mevcut finansman yöntemleriyle ev sahibi olamayan veya olmakta zorlanan milyonlarca insan var. Aslında bu büyük kitle bu sektörün hitap ettiği alanı oluşturuyor. Öncelikle bu sektördeki sorunların aşılabilecek türde olduğunu düşünüyorum. Bana göre; tam anlamıyla tabana yayılması için devlet desteğinin gerekliliği ve yapmış olduğumuz işin lisanslandırılıp kurallarının oluşturulması gerekmektedir. Bu konularda şu an yürütülen yakından takip ettiğimiz bazı çalışmalar var. İnşallah kısa sürede sonuçlanacak ve sektör hızlı bir büyüme trendi yakalayacaktır.

– İnşaat sektörünü devamlı meşgul eden iş kazalarına dair düşünceleriniz neler?
İş güvenliği her sektör için son derece önemli bir konu. İş kazalarının önlenmesi için tüm tedbirlerin en iyi şekilde alınması gerekmektedir. Her sektörde olduğu gibi inşaat sektöründe de çalışan her personel son derece önemlidir. Bunun için şantiyelerin düzenli denetleniyor olması gerekli. İş güvenliği ve işçi sağlığı konularının üzerinde titizlikle durulmalı.

– Sektörün düzenlediği çeşitli kampanyalar var. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz, yer alıyor musunuz?
Kendimize özgü kampanyaları kurulduğumuz günden bu yana hayata geçiriyor, insanların ev alımında zorlanmaması için elimizden geleni yapıyoruz. Örnek verecek olursak Kasım ayında 4 kampanyayı hayata geçirdik. Aralık ayında ise bu 4 kampanyadan 3’ünü devam ettirmenin yanında 6 yeni kampanya daha ekledik. Mesela yeni kampanyalarımız arasında gazilerimiz ve şehitlerimizin yakınları için vefa niteliği taşıyan ciddi bir kampanya yaptık. Yine aynı şekilde engelli vatandaşlarımız da kolaylıkla ev sahibi olabilsin diye “Bir Destek” kampanyamızı hayata geçirdik. Yeni evlilere yönelik kolaylıklar sunan kampanyamız ve Birevim’i önerenlere yönelik “Öner Teslim Al” bu kampanyalardan bazıları. Bizler zor olan ev alımını kolaylaştırma gayreti içerisindeyiz. Bu tür kampanyalarımızı 2017 yılı içerisinde de sürdüreceğiz.

– 2016 yılı nasıl geçmekte, sene sizce nasıl tamamlanacak, beklentileriniz – öngörüleriniz nelerdir? Ve son olarak hedefleriniz nelerdir?
2016 Birevim’in kuruluş yılı. Bu ilk yılımızda altyapımızı güçlendirip, ciddi manada ekip yetiştirmeye ve çalışma kültürümüzü oluşturmaya ağırlık verdik. Yılsonuna kadar İstanbul’da 9 şubemizle birlikte Ankara, İzmir, Bursa ve Gebze şubelerimizle ile hizmet vermeyi, 150’nin üzerinde çalışana, 2017 yılının sonunda ise toplam 40 şubeye ulaşmayı planlıyoruz. Anadolu’da şubelerimizi açmadan önce o illerde görev yapacak çalışma arkadaşlarımızın eğitimine, teknolojik altyapılarının oluşturulmasına özen göstereceğiz. Birevim’i ev sahibi olmak isteyen herkes duysun istiyoruz.

Bir ev sahibi olmak isteyip, mevcut şartlarda bunu başaramayan veya başarmakta zorlanan aileler başta olmak üzere her gelir grubundan müşteriler için hassasiyetlerin ve ihtiyaçların sürekli ön planda tutulduğu, bu ihtiyaçlara kalıcı, yeni ve en uygun çözümlerin sunulduğu adımlar atmak her zaman planlarımız arasında olacak. Uzun vadede amacımız; ülkemizde milyonlarca ailenin ev sahibi olma isteğini en çok karşılayan kurum olmak. Birevim yöntemini dünya üzerinde pek çok ülkede uygulanır hale getirmek.

– Dolar’daki dalgalanmalar hakkında ne düşünüyorsunuz?
Bu konuda ben Cumhurbaşkanımızın çağrılarını ve halkımızın gösterdiği inanç ve gayreti oldukça önemsiyorum. Borsa İstanbul ve TMSF’nin Türk Lirası kararı önemli bir adım, diğer kamu ve özel kurumlarında bu yönde hareket edeceğine inanıyorum. Yine aynı şekilde haberlerde görüyoruz, halkımızın Dolar’ını bozdurup TL’ye çevirmesi bana göre 15 Temmuz’da gösterilen o eşsiz vatanseverliğin benzeri niteliği taşıyor.

Bizler ülkemizin ekonomisine güveniyoruz. İstikrarlı ve sağlam temeller üzerinde ilerliyoruz. Ekonomimiz eskiye nazaran daha istikrarlı, global zorluklara ve tepkilere karşı dayanaklı bir duruma gelmiştir. Birevim olarak, yaptığımız yatırımlardan görüldüğü üzere Türkiye’nin ekonomisine güvenimiz tam. Türkiye’nin temeline ve potansiyeline güveniyoruz. Bizim için önemli olan, yurt içinde ekonomik ve siyasi istikrarın korunması ve yurt dışında da ülkemizin algı ve itibarının artarak devamının tesis edilmesidir. Bu yenilenme dönemin sonunda ülkemizin 2023 hedefine başarılı bir şekilde ulaşacağına inanıyoruz.