31 Ekim Dünya Tasarruf Günü olarak kutlanıyor. Peki, ülke olarak tasarruf yapabiliyor muyuz? Tasarrufa gereken önemi verebiliyor muyuz?

Tasarruf; toplam gelirin harcanmayan bir kısmının, gelecekte kullanılmak üzere ayrılması anlamına geliyor. Bununla birlikte bu yolla birikmiş kaynakların belli bir sürede değeridir.

Ulusal tasarruf düzeyimiz şu an ortalama %14 civarında seyrediyor. 2018 yılı sonunda ise %19’a yükseltilmesi planlanıyor. Açıkçası bu konuda gelişmekte olan ve bizimle benzer gelir durumuna sahip ülkelerin oldukça gerisindeyiz. Gelişmekte olan ülkelerde bu oran %32 civarında.

Son yıllarda ulusal tasarruf düzeyinin artırılması için çeşitli çözüm önerileri ve politik tedbirler sunulup çalışmalar yapılıyor. Bu bağlamda Birevim yöntemlerinin tasarrufa dayalı faizsiz gayrimenkul ve araba alımını sağlamasının yanında ulusal tasarruf hedeflerine de ciddi katkı oluşturacaktır.

Ekonomik büyümemizin yolu; yatırım, üretim ve istihdamdan geçiyor. Tabi burada finansmanın ülkenin iç tasarruflarıyla yapılmasının önemi çok büyük. Tasarruf oranındaki düşüş Türkiye ekonomisini yabancı tasarruflara, yani sermaye hareketlerine yönlendiriyor. Hal böyleyken hane halkının en önemli borçlanma kalemlerinden olan gayrimenkul ve araba alımını tasarrufa dayalı Birevim yöntemiyle gidermesi çok önem arz ediyor. Birevim yöntemi ile hane halkı sağlıklı bir şekilde borçlanırken, aynı zamanda ülke ekonomisinin yüksek ve istikrarlı büyüme hedefine de katkı sağlamış oluyor.

Tasarruflarınız Birevim ile bir bir birikerek ev olur, araba olur, mutluluk olur, sevinç olur…

Share This: