411 TL'den Başlayan Taksitlerle Ev Sahibi Olun!

BirevimMerak EdilenlerSesli Makaleler

Faiz nedir? Birevim de faiz var mıdır?

Faiz…

Ekonomistlerin dilinden düşürmediği, televizyonu her açtığınızda, internet haberciliğinde sık sık karşılaştığınız hatta artık sokakta bile sıklıkla kullanılan günlük hayatımıza yerleşmiş bir terim.

Dünya ekonomisini o kadar hakimiyeti altına almış durumda ki tüm dünyada finans deyince akla ilk gelen kavramlardan.

Onu tanımlarken ‘belli bir miktar fazlasıyla geri almak şartı ile ödünç vermek’ ifadesini kullanabiliriz.

Kapitalist sistemin bu acımasız oyuncusu, maalesef hepimizi kazandığından fazla borcu olan modern zaman esirlerine dönüştüren bir ekonomik sistem ögesi…

Tarihi M.Ö 3000’li yıllara, Sümerler’e dayanıyor. İlk kez borç verilen tohumların belli bir oran fazlasıyla geri alınması ile ortaya çıkmış.

Sadece İslam dininde değil, günümüz Tevrat ve İncil’de de faiz kesin olarak yasaklanıyor.

İslam dininde faizin haram olduğu ayet ve hadislerle bildiriliyor. Peygamber Efendimiz (s.a.s) Veda Hutbesinde İslam alemine faizli alışverişin kaldırılması, sadece ana paranın alınması gerektiğini, borçludan fazla veya eksik para alınmamasını, Allah’ın faizi haram kıldığını söylüyor.

İlkçağ filozoflarından Eflatun ve onun öğrencisi Aristo, faizin tamamen karşısında olmuş, onu adaletsizlik olarak nitelendirerek hem tabiata, hem de ahlaka aykırı görmüşlerdir.

 

İnsanoğlu yüzyıllar önceden, daha fazla kazanmanın yollarını aramaya başlamış.

Ancak yüzlerce yıldır alana haksız kazanç sağlayan, ödeyenin ise borç yükünü arttıran faiz sistemi; maalesef günümüzde de yaygın olarak kullanıyor.

İnsanlar başka çarelerinin olmadığını düşünerek istemeye istemeye faizle borçlanma yolunu tercih ediyor, bu yolla ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyorlar. Üstelik manevi hassasiyetler çoğu zaman görmezden geliniyor.

Faiz; borç veren için ‘paranın getirisi’, borç alan içinse ‘paranın maliyeti’ olarak düşünülebilir.

Yani zengin için daha fazla para, dar gelirli içinse daha fazla borç demek…

 

Dilerseniz bunu küçük bir örnekle açıklayalım…

İki kişi düşünün;

Bunlardan birinin mesleği memur olsun ve araba almak istediğini varsayalım.

Bu kişi bu isteğinin gerçekleşmesi için tek yolun bankadan kredi çekmek olduğunu düşünüyor.

Bir bankaya gidip belli bir oranda faiz ödeme karşılığında 50 ay vade ile 50 bin TL kredi çekiyor.

Diğeri kişi ise bir miktar birikime sahip bir iş adamı olsun.

İş adamı 50.000 TL birikimini bankadaki vadeli mevduat hesabına yatırıyor. Karşılığında aylık banka tarafından belirlenmiş oranda faiz alacağını öğreniyor.

Bu durumda banka, iş adamının parasını kredi çekmek isteyen memura veriyor. Böylelikle aracılık yapmış oluyor. Memur olan kişiye verdiği krediden daha fazla faiz alırken, iş adamına daha düşük faiz ödüyor ve aradaki miktar bankanın kârı oluyor.

Yani banka, paradan para kazanmış oluyor.

Parasını bankaya yatıran kişi ise, bir süre paranın kullanımından mahrum kalıyor. O sırada banka parayı işletebilir ve kullanabilir. Bu sebeple parası bankada olan kişi parayı kullandırma karşılığı faiz alıyor.

Milattan öncesinden günümüze faiz, tüm yasaklara ve itirazlara rağmen günlük hayatın içine yerleşmeyi başarmış durumda.

İslamiyet’ten önce Arap toplumlarında da faiz birçok çeşidiyle biliniyor ve uygulanıyordu. Bu yüzden sermaye belli kesimin elinde yoğunlaşıyor, gittikçe katlanan faiz borcunu ödeyemeyenler veya bunların çocukları köle olarak satılıyordu.

Sonuç itibariyle küçük bir kesimin büyük çıkar sağlamasına karşın halkın çoğunluğu borçları yüzünden perişan oluyordu.

Bugün yaşadığımız durumda bundan çok farklı değil aslında. Hala bir şeylere sahip olabilmek için, faiz yolu tercih edilebiliyor, talep edilen yüklü faizi ödemeyi göze alanlar yıllarca borç ödemek zorunda kalabiliyor.

Belki de insanlar buna mecbur olduğunu düşünerek faiz yolunu seçiyor.

Oysa gerçek böyle değil!

Faiz bir çıkış yolu değildir. Aslında faizin yıkıcılığının tercih edilmesi yerine faizsiz finansal model tercih edilirse daha adil ve refahın tabana yayıldığı toplumlar görebileceğiz.

Tasarrufa dayalı faizsiz finans modeli günümüzde büyük kitlelere hitap ediyor.

 

Birevim Faizsiz Finans Modelinin Uygulayıcısı ve Geliştiricisi!

Birevim modelinde faiz, vade farkı gibi haksız kazanç sağlayan ve müşteriye ek maliyet getiren uygulamaların hiçbiri bulunmaz.

Birevim yöntemleriyle gayrimenkul, araba vb. almak istediğinizde faiz yükünün altına girmez, aldığınız evin 2-3 katı maliyetlere katlanmak zorunda kalmazsınız.

Birevim’de aldığınız gayrimenkulün, arabanın vs. değeri neyse yalnızca onu ödersiniz.

Dünya genelinde yaşanan ekonomik krizlerin çoğuna, faize dayalı finansal sistemler neden olur. Yüksek faizler hem bireysel ekonomi hem de ülkelerin ekonomileri için yıkıcı etkenlerdir.

Birevim’in sunmuş olduğu ‘Tasarrufa Dayalı Finansal Model’ sayesinde isteyen herkes yaptığı tasarruflarla ülke ekonomisini de desteklerken gayrimenkulüne veya arabasına en az maliyetle, faizsiz, vade farksız ve en kolay yoldan ulaşır.

Bu nedenle, ülkemizde enflasyonun bu kadar yükseldiği, faizlerin bu kadar arttığı bir dönemde tasarrufa dayalı faizsiz finans çok önemli bir noktada konumlanıyor.

Faiz tabi ki dinimizce haramdır. Bu konu ayet ve hadislerle net bir şekilde bildirilmiştir. Ancak faizsiz finans yöntemlerini yalnızca manevi bir sorumluluk olarak düşünmemeliyiz. Özellikle tasarrufa yönlendiren finansal modeller, ekonomik kalkınmaya da büyük ölçüde destek olur.

Birevim modeli, faiz ödemeyi reddeden insanımızın bireysel tasarruflarını, yastık altındaki birikimini ekonomiye kazandırır. Bunu yaparken son derece hassas davranır, müşterilerinin ödemelerini hiçbir zaman farklı amaçlar için kullanmaz, buradan bir kar elde etme çabasına girmez.

Bu durumunun İslam hukuki açısından da uygun olmadığını bilir ve buna göre hareket eder.

 

Birevim yapmış olduğunuz ödemeleri kendi lehine kullanmaz…

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi Birevim, paranızı kendi lehine kullanmaz veya işletmez.

Peki, bu süre de param nerede tutulur diyorsanız işte yanıtı:

Hey ay yapmış olduğunuz tasarruflar, varsa peşinat ya da ara ödemeleriniz ile bulunduğunuz tasarruf programında sırası belirlenip evini ya da arabasını teslim alma tarihi gelen müşterilerimizin teslimatı gerçekleştirilir.

Örneğin; 100 kişilik bir tasarruf programında yer aldığınızı varsayarsak, bulunduğunuz tasarruf programında sizin haricinizde 99 müşterimiz daha yer almaktadır. Her ay teslim sırası gelen müşterimize geri kalan 99 müşterimizin yapmış olduğu ödemeler ile teslim gerçekleştirilir.

Bu da bireysel tasarruflarınızla elde edeceğiniz birikimi çok daha kısa sürede birlikte tasarrufun gücüyle elde etmeniz anlamına gelir.

Bulunduğunuz tasarruf programındaki diğer müşterilerimizin ödemesini aksatması ya da ertelemesi sizi hiçbir şekilde etkilemez. Çünkü Birevim, bu konuda tüm sorumluluğu üstlenir ve teslim tarihiniz geldiğinde herhangi bir gecikme yaşamadan evinizi size teslim eder.

Dolayısıyla Birevim’in paranızı işletmesi, sizin paranız üzerinden haksız kazanç elde etmesi gibi bir durum kesinlikle söz konusu değildir.

Siz de birlikte tasarruf muhteşem gücüyle, faizsiz, vade farksız, ek maliyetler olmadan ev sahibi olmak isterseniz 444 23 53 numaralı Birevim Detaylı Bilgi hattından bize ulaşabilirsiniz.

Benzer Yazılar
BirevimBirlikte TasarrufSesli Makaleler

Ev almak isteyene işte mükemmel bir seçenek: Birevim Sıra Tespitli Tasarruf Yöntemi

ÖdülSesli Makaleler

2019 Uluslararası Stevie Ödüllerinde En Fazla Ödül Birevim’e Geldi

BirevimSesli Makaleler

Birevim de şans faktörü önemli mi?

Ekonomi & FinansSesli Makaleler

Klasik finans yöntemlerinden, tasarrufa dayalı finans yöntemlerine…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir