411 TL'den Başlayan Taksitlerle Ev Sahibi Olun!

Birlikte TasarrufGenelHaberMerak Edilenler

Modern zaman alışkanlığı: Ertelemek!

Bir şeyleri sürekli erteliyoruz farkında mısınız? Sabahları alarmı beş dakika sonraya, diyete başlamayı pazartesiye, sınava hazırlanmayı son akşama, sevdiklerimizle görüşmeyi müsait bir güne, tasarruf yapmayı elimizin rahatladığı zamana… Bu davranışın bilimsel bir karşılığı da var: “Procrastination” yani adı üzerinde “Erteleme Hastalığı”.

Tam bir işe başlayacak gibi oluyoruz ya da bir planımızı uygulayacak oluyoruz “daha iki gün var”, “birazdan başlarım”, “bir kahve içeyim sonra”, “acelesi yok”, “önümüzdeki ay yaparım” gibi cümlelerle kendimizi kandırıyoruz. Aslında yaşamı erteliyoruz. Başından türlü bahanelerle kalktığımız işler, hayata dair planlarımız, “şu an” başlayamadığımız her ne varsa vakit kaybettiğimizi bile bile erteliyoruz. Bunu ara sıra yapıyorsak görmezden gelinebilir elbet ama eğer bir alışkanlık haline dönüştüyse o zaman tehlike çanları çalmaya başlamış demektir.

Peki, nedir bu Erteleme Hastalığı?

Erteleme hastalığı kesinlikle tembellik değil, bir işe bir türlü başlayamamaktır. Bilirsiniz tembeller yapacakları işleri ileri bir tarihe attıklarında suçluluk hissetmezler ama erteleyiciler öyle değildir. Yapılması gereken şey ertelendikçe rahatsız olurlar ama bir türlü kendilerine engel olamazlar. Aynı zamanda “Erteleme”, maalesef çoğumuzun sık gerçekleştirdiği bir eylem. Yapılan araştırmalar ülkenin yarısından fazlasının “erteleyici” olduğunu gösteriyor. Eğer bir erteleyiciysek yapılması gereken pek çok iş, uygulanması gereken birçok plan vardır ama kendimizi o işe başlayacak ruh halinde hissetmeyiz. Onun yerine internetten video izlemek, kahve içmek hatta önümüzdeki kâğıdı karalayıp durmak bile daha cazip gelir.

Neden erteliyoruz?

Erteleme davranışının boyutları ve sebepleri herkese göre farklılık gösterebilir. İrademiz, dürtülerimiz, psikolojik durumumuz, yapılacak işi önemsiz ya da zor bulmamız, hatta o işte başarılı olamayacağımızı düşünmemiz bile ertelememize sebep olabilir. Erteleme konusunda hepimizi ortak bir noktada buluşturan en önemli nedene ise “Ödülün Zamanlaması ve Belirsizliği” diyebiliriz.

Bunu şöyle açıklayalım: Mesela kilo vermek istiyorsak bunun için aylarca spor ve diyet yapmamız gerekir. Uzun bir uğraş ve zorlu geçen bir sürecin ardından istediğimiz kiloya ve dolayısıyla da ödüle ulaşabiliriz. Oysa sevdiğimiz bir tatlıyı yemek anlık mutluluk ve tatmin yaratır. Bu yüzden tüm diyetler pazartesiye ertelenir durur. Ödüle ulaşılacak süreç zorlu ve belirsizdir. Dolayısıyla aksiyonlarımızı ertelememizin en büyük nedenlerinden biri yaptığımız iş ile aldığımız ödülün arasındaki zaman farkıdır.

Tasarrufun önündeki en büyük engel: Ertelemek

Tasarruf için de aynı nedenden bahsedebiliriz. Belki de anlık keyiflere kapılarak geleceği düşünmemek, tasarruf etmemizin önündeki en büyük engeldir. Mesela eğer ev sahibi olmak istiyor ancak bunun çok uzak bir ihtimal olduğunu düşünüyorsak, tasarruf etmeye başlamayı da sürekli erteleriz. Paramızı harcayarak anlık keyifler elde etmek, biriktirmek yerine savurgan olmak ve sabırsız olmak da tasarrufu ertelememize neden olacaktır. Oysa geleceği planlamak için bugünden tasarruf etmeye başlamamız gerekir. Böylece geleceğimizi hayallerimiz ve hedeflerimiz doğrultusunda şekillendirmek bizim elimizde olur. Arthur Schopenhauer’ın da dediği gibi,”Alelâde bir insan, zamanını nasıl sarf edeceğini düşünür, akıllı insan nasıl tasarruf edeceğini.”

Peki, sizce de erteleme davranışının üstesinden gelmek, onunla başa çıkmayı öğrenmek kendimiz için yapacağımız çok önemli bir iyilik olmaz mı?

Benzer Yazılar
BirevimBirlikte TasarrufGenel

Hedefi tam 12’den vurmak mümkün!

BirevimBirlikte TasarrufEkonomi & FinansGenelHaber

Sosyal Finansın Dünya Liderleri Bu Zirvede Buluştu

Genel

MÜSİAD Vizyoner’19 Zirvesi Birevim Ana Sponsorluğunda Gerçekleşti

BirevimBirlikte TasarrufGenelHaber

Birevim’den Türkiye’de Bir İlk : “İslami Finans Raporu”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir